Ahmet Haşim

Ahmet Haşim

1884 – 1933Kamu malı37 eser

Ahmed Haşim, Fecr-i Ati topluluğu üyesi Türk şair ve yazar.

Telifsiz eser (kamu malı) — biKalem arşivine eklendi.

Eserleri

Akşam Yine Toplandı DerindeCanan gülüyor eski yerinde · Canan ki gündüzleri gelmezAğaçGün bitti. Ağaçta neş`e söndü. · Yaprak ateş oldu, kuş da yakut;BahçeBir Acem bahçesi, bir seccade · Dolduran havzı ateşten bade.Batan Ayın Kenarında SatırlarBir vurulmuş ilâhı andırıyor · Suda teskin-i zahm eden bu kamer,Başım“Yakup Kadri’ye” · Bî-haber gövdeme gelmiş konmuş,Bir Günün Sonunda ArzuYorgun gözümün halkalarında · Güller gibi fecr oldu nümâyân,Bir Yaz Gecesi Hatırasıİşveyle, fısıltıyla, gülüşle · Olmuş şeb-i sevda yine bîhâp;BülbülBir gamlı hazanın seherinde · Israra ne hâcet yine, bülbül!GeceTitreyen ellerimle penceremi · Açtım afaki leyle karşı... YineGece YarısıVe ansızın suya etmekle mâh-ı dûr sukut · Miyâh-ı ruhumu andırdı safha-i tâlâb:Gelmeden Evvel, Geldin, BirlikteKalbim · Benim bir ormandı,HavuzAkşam yine toplandı derinde... · Cânan gülüyor eski yerindeHilâl-i SemenDaha pek yavru, pek küçükken ben, · Büyük annem tutardı alnımdan.KaranfilYârin dudağından getirilmiş · Bir katre âlevdir bu karanfil,KaranlıkAşkın bu karanlık gecesinde · Bülbül yine vahşi müterennim,Kari'eMuzlim şeceristan arasında · Esrar ile yekpare münevverMehtabta LeyleklerKenâr-ı âba dizilmiş, sükûn ile bekler · Füsûn-ı mâha dalan pür-hayâl leylekler...MerdivenAğır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden · Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprakMukaddimeZannetme ki güldür ne de lale, · Ateş doludur, tutma yanarsınNehir ÜzerindeAkşam… Sarı bir hasta semâ… Bir gam-ı mechûl… · Sisler gibi tutmuş yine sahilleri eylûl,OBir hasta kadın, Dicle'nin üstünde her akşam · Bir hasta çocuk gezdirerek, çöllere gül-fâmO BeldeDenizlerden · Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.O Eski Hücreye Benzer kiZiya-yı şemse kapanmış bütün deriçeleri · Bir öyle hücreye benzer ki ömrümün kederi.OrmanSu değil, mevsimin havası akan, · Duyduğun yaprağın, dalın sesidir;ParıltıÂteş gibi bir nehr akıyordu · Rûhumla o rûhun arasından,SeherAğaçların seherî zirvesinde titreşiyor · Tuyûr-ı fâniye-i âlem-i tahayyül ü hâb.SensizAnnemle karanlık geceler bazı çıkardık; · Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlıkSonbaharBir taraf bahçe, bir tarafta dere, · Gel uzan, sevgilim, benimle yere;SüvariŞu bakır zirvelerin ardından · Bir süvâri geliyor kan rengi.TahatturBir Acem bahçesi, bir seccâde, · Dolduran havzı ateşten bâde...Yarı YolNasıl istersen öyle dinle, bakın: · Dalların zirvesindeyiz ancakYollarBir lamba hüzniyle · Kısıldı altın ufuklarda akşamın güneşi;ZulmetEy sen · Ki şimdi şüpheli bir şekl-i pür-hayâl oldunÖlmekFirâz-ı zirve-i Sinâ-yı kahra yükselerek · Oradan,ÖğleYeşil sularda büyük inciden çiçekler açar, · Gümüş böcekler okur âba bir neşîde-i hâb.Öğleden Sonraİçer gümüş kıyılardan remîde âhûlar · Ve onların sesi eyler bütün sükûtu harâb,ŞafaktaDönsek mi bu aşkın şafağından, · Gitsek mi ekâlîm-i leyâle?